28 Ağustos 2026 Cuma

keremo, voleybol, arkadaşlar, güven, yolculuk, tatlıses

selamlar... bunlardan bahsetmek istiyorum, toplanalım hemen.        

keremom işlerle güçlerle uğraşıyor, mutlu, ilgi konularından ve çevresinden memnun. ben daha çok memnunum. bugün bir seyahatten dönüyor, konuştuğumuzda sesi biraz yorgundu ama eminim her şey yolundadır. gelince anlatsın bakalım küçük prensimin tatili nasıl geçmiş :) benim gün ışığım, yaradandan gelen armağan. iyi ki varsın, yolun apaçık, geleceğin hayalinde canlandırdığından bile daha güzel olsun.


voleybol derken tabi ki kadın milli takımımız, çok başarılılar, çok. hepsiyle gurur duyuyoruz, her birimiz. keşke ebrar da oynuyor olsaydı, gözümüz arıyor. futbol ve voleybolda destek ve başarı ters orantılı. daha çok destek gören takımlar başarısızken, gönüllerimizle desteklediğimiz filenin sultanları beklentilerimizi termosfer hatta ekzosfere çıkardı. başarılarınız devamlı, servisleriniz aceli olsun kızlar. sizinle gurur duyoyoruuuzzzzzzzzzzzz.


arkadaşlar, evet hani bir duvarda yazıyordu ya; taş koleji'nin duvarında "life is better with friends", gerçekten öyle, hayat arkadaşlarla daha güzel. bir süredir, epey bir süredir eski arkadaşlarımla bir araya gelemiyorduk, herkesin başka meşguliyetleri vardı, başka sularda yüzüyorduk hepimiz. elbette karşılıklı sevgi ve saygı devam ediyordu, birbirimizi merak edip hatır soruyorduk ama birlikte zaman geçiremiyorduk. derken koşullar değişti ve karşımda sımsıcak gülümseme ve bana doğru açılmış kollar buldum. şanslıyım ve de müteşekkir. giddy kipper'in bir ilüstrasyonuyla "life is better with friends"...

bugün güven konusunu konuştuk incila ile, ne hassas şey şu güven. ya var ya yok. az güven diye bir şey yok. either you trust someone or not. birinin bana olan güvenini yok etseydim ne hissederdim acaba? umarım bunu hiç deneyimlemem. peki ona karşı güveninizi kaybettiğiniz bir kişiye yeniden şans verir, tekrar güvenmeye çalışır mıydınız? büyük konuşmamayı öğrendim, o sebeple "asla yeniden güvenmem" demek istemiyorum, en azından sesli söylemek istemiyorum :)))


art arda yolculuklar yapma şansım oluyor şu sıralar, yorucu ama yolda olmak ne güzel bir şey, değil mi? hayatın bundan sonra bol seyhat getirmesini dilerim hepimize

incila olunca doğal olarak yolculuklarımıza tatlıses şarkılarıyla eşlik ediyor. öyle böyle insan alışıyor onu dinlemeye, o kadar duygusal şeylerle hislenmeye  gerek var mı bilemedim, ama yolda bağıra çağıra şarkı söylemek çoooook güzel. o zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz...


from keremo's ma, with love


Hiç yorum yok: